|
SON DAKİKA
ÇİFTÇİNİN SORUNLARI- 1
METİN TURHAN metinturhan@hotmail.com
İlçemizde insanlarımızın başına gelen dolandırıcılık olayını biliyorsunuz.Yazımda bu konuyu işlemek istedim.
Mısır üretimi diğer ürünlere göre daha masraflı bir iştir.
Daha fazla gübre ve daha fazla sulama ister. Buda daha fazla para demektir.Çiftçimizin durumu ortada,mazotunu,gübresini, tohumunu nasıl alacak. Elbette Tarım Kredi Kooperatifine gidecek yada başka şekillerde borçlanarak ürününü ekecek. Mısır hasadı yapılınca ürünün yarısı işte bu borçların kapanmasına gider. Sizin anlıyacağınız yirmi bin lirasını kaptıran bir çiftci yüzde ellisi kadarda borç yaptığından aslında otuz bin lira kaptırmış oluyor. Yaptığım bir araştırmaya göre Kırkağaç’ta mısır üreticileri ortalama otuziki ton mısır üretiyorlar ama rakam büyüdükce zararı varın siz hesap edin. Nisan sonunda yada Mayıs başında ekilen mısırın hasadı Aralık ayına kadar uzaya bilir.
Biçilmesi içinse nem oranının uygun olması gerekir.
Çiftçi yedi sekiz ay beklemiş,sıfırı tüketmiş birde yağışlar erken düşerde nem yüselirse… İşte sana kurdun sevdiği puslu hava, biran önce mısırını biçtirmeye çalışan üreticinin karşısına dolandırıcılar böyle zamanlarda çıkar. Bu mısır üreticisinin başına gelen ikinci olay sanırım altı yedi sene öncede böyle bir olay yaşanmıştı. Faturalarını senetlerini alan üreticiler paralarını ise hala alamadılar. Bu kez ellerinde böyle belgelerde yok.Arada kavununu,çiğdemini,zeytinini kaptıranlarda oldu ama küçük çaplı olduğundan fazla duyulmadı. Şimdi adam elini kolunu sallayarak geliyor insanları dolandırıp gidiyor.
Öyle kolay bir işde değil, biçerinle kamyonunla gideceksin tarladan ürünü kaldıracaksın.Çarşıda dükkanın olacak işlemleri oradan yürüteceksin ve sana dur ne yapıyorsun diyen bir Allah'ın kulu çıkmayacak. Düşünebiliyormusunuz. Sizde ürününüzü sağlam yere verin kardeşim diyeceksiniz .
Bende diyorum ki hırsızın hiç mi suçu yok.Mısır alımı yapanlar alım yapacaklarını bir şekilde duyuruyorlar olmadı belediyeden anons yaptırıyorlar.Bu konuyla ilgili kurumlar bizim onayımız olmadan alım yapılamaz diye duyursalar ve insanlarımızı uyarsalar çok mu zor olur. Ben bunu düşünebiliyorsam, Ziraat Odası, İlçe Tarım, hatta parasını alamıyacağı için tarım kredi kooperatifi yetkilileri, kimbilir bir araraya geldiklerinde ne tür önlemler üretecekler. Bu olumsuz durum gelecek seneki hasadı da etkileyecek gibi görünüyor. Mesela çiftçimiz sağlam olsun diye tek bir firmaya yönelecek,oda istediği şekilde fiyat belirleyecek. Dahası sabah çiğ var,akşam kırağı var diye biçme işlemini canının istediği zaman yapacak. Zaten burda ismini yazmaya gerek yok ama en büyük alımı belli bir şirket yapıyor. Kısaca söylemek gerekirse Çitcimiz bu kadar yanlızmı bırakılmalıydı. Şunu üzülerek eklemek zorundayım,tarlasını traktörünü satanlar var borçlarını ödeyebilmek için. Hatta evini satan kişileri biliyorum.Görüldüğü üzere zamanında alınmamış önlemler nelere yol açıyor. Bunlar hasattan sonra çiftçinin başına gelenler. Peki buaşamaya gelinceye kadar başımıza neler geliyor,değişen gübre fiyatları mazotun pahalı olması diğer yazılarımızın konuları. Konumuzla ne alakası var diye düşünmeyin lütfen, yazımı Orhan Veli’nin bir şiiriyle bitirecğim;
Küçücüktüm,küçücüktüm
Oltayı attım denize
Bir üşüşüverdi balıklar
Denizi gördüm
Bir uçurtma yaptım telli duvaklı
Kuyruğu ebemkuşağı renginde
Bir salıverdim gökyüzüne
Gökyüzünü gördüm
Büyüdüm işsiz kaldım aç kaldım
Para kazanmak gerekti
Girdim insanların içine insan, insanları gördüm.
Zaman ayırıp yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. METİN TURHAN Bu makale 765 kez okundu Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|
|