|
SON DAKİKA
YENİ ANAYASA EDEBİ BİR METİN OLMALIDIR!
Değerli Okuyucularım!
12 Haziran seçimlerine giderken iktidar ve muhalefet tüm taraflar yeni bir anayasanın gerekliliği konusunda hemfikir olarak seçmene gittik. Ortaya çıkan tablo ve aritmetik tek başına AK Parti’ye anayasayı değiştirme imkanı vermiyor.
Yeni sivil, demokrat ve özgürlükçü bir anayasa sözümüzden vazgeçmiş değiliz. Tüm tarafların katılımı ile Türk insanına dar gelmeyecek bir anayasayı yapma azmi ve ümidindeyiz. Bu anayasayı yaparken oluşturulan uzlaşma komisyonuna tüm partiler eşit sayıda üyenin katılımı ile oluşturulmuştur.
Başbakanımız ve AK Parti ailesi ustalık döneminde yeni sivil demokrat ve özgürlükçü bir anayasayı yaparken, ülkemizin birlik ve beraberliği en önde tutacağız. Tek devlet, tek vatan, tek bayrak ve tek resmi dil ülküsünden bir milim dahi taviz vermeyeceğiz. Bizim kırmızı çizgilerimiz bunlardır. Bu süreçte anayasanın ilk üç maddesinin aynen korunacağı sözünü verdik. Ayrıca 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandumda kabul edilen 26 maddelik anayasa maddelerin aynen korunması gerektiğine inanıyorum. Bu maddeler milletimizin % 58 lik çoğunluğu ile kabul edilmiştir. Bu konuda geri adım atılamaz. Bu konuların tekrar gündeme getirilip konuşulması milletin kararına saygısızlıktır ve milleti saymamaktır. Anayasa uzlaşma komisyonu kurulmuştur ancak uzlaşma "kazanımları kaybetme, kötüde buluşma" olmaması gerekir. 12 Eylül referandumunda halkımızın kabul ettiği hususlar bizim için büyük önem taşımaktadır, halkın rızası ve onayı görmezden gelinemez. Bu kazanımları sulandırma girişimleri kabul edilemez.
Yeni anayasa Türkiye’nin geleceği için önemli. Bu anayasa iktidarın yanında mecliste temsil edilen ve edilmeyen tüm partilerin, anayasa konusunda yetişmiş ilim adamlarımızın, gençliğin, medya temsilcilerinin, kadınların, gençliğin, öğrencilerin velhasıl tüm tarafların katkısı ile yapılacaktır. Geleceğin planlanmasında herkese büyük görevler düşmektedir.
Milletimiz edindiği tecrübelerle yeni bir anayasa yapma beceri ve tecrübesine sahiptir. Kopya bir anayasa istememektedir. Bu anayasa sadece Türkiye’nin önünü açmakla kalmayacak, demokrasi rüzgarlarının estiği Orta Doğu ülkelerine de örnek teşkil edecektir. Demokrasi yolunda aldığımız bu yolu açmak ve özgürlükçü demokrasiyi geliştirmek hepimizin sorumluluğundadır.
En büyük görevimizin bugünün ihtiyaçlarına cevap veren, eksikliklerinden arındırılmış, demokratik ve özgürlükçü yeni bir anayasa hazırlamak olduğuna inanıyorum. Türkiye, demokrasinin askıya alındığı bir dönemin olağanüstü şartlarında hazırlanan bir anayasa ile yoluna devam edemez. 12 Haziran'da sandıktan çıkan sonuç, yeni anayasanın mümkün olan en geniş katılımla hazırlanmasını, tüm toplumsal kesimlerin taleplerini yansıtan bir uzlaşma metni olması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Yeni anayasa hiç şüphe yok ki milletimizin değişim iradesi ve demokratik beklentileriyle uyumlu, Türkiye'nin ve dünyanın gerçeklerini yansıtan gerçekçi bir anayasa olacaktır. Bu anayasa, geçmiş dönemlerin demokratik ayıplarından arındırılmış, dışlayıcı değil kapsayıcı, ötekileştirici değil kucaklayıcı, ayrıştırıcı değil bütünleştirici, baskıcı değil özgürleştirici bir anayasa olacaktır. Bireyi ve onun haklarını esas alan, milli birliğimizi ve ortak değerlerimizi koruyan, toplumsal çeşitliliği zenginlik kabul eden, tek sesliliği değil, çoğulculuğu öne çıkaran bir anayasa olacaktır. İnanıyorum ki bu süreçten en hayırlı sonucu alacak, Türkiye'ye yakışan anayasayı hayata geçireceğiz.
Herkesin kendisini birinci sınıf vatandaş olarak gördüğü bir Türkiye hayal ediyoruz. Kimsenin dışlanmadığı ve 'ötekileştirilmediği' bir ülkede yaşamak en büyük hülyamız . Çok geniş katılımla hazırlanmış, sade ve anlaşılır bir dille yazılmış, edebi bir metin olacak bir anayasaya sahip olmak istiyoruz. Hepimizin gönülden 'işte benim anayasam budur!' dediği bir özgürlük metninin çerçevelediği ilkelerle yönetilen bir devletin sınırları içinde yaşamak istiyoruz. Bu bir hayal mi? Hayır bu gerçekleşme ihtimali yüksek bir umut ve hedeftir. Heyecanlı ve ümitliyiz. Çünkü bu ülkenin insanları buna layıktır ve heyecanla yapılması gereken tarihi anayasaya kilitlenmiş durumdadır. Meclisteki çok sesliliği bir dezavantaj değil bir zenginlik olarak görüyorum.
Ve bu noktada her şeye rağmen “ÜMİTLİYİM” Dr.Muzaffer YURTTAŞ AK Parti Manisa Milletvekili Bu makale 490 kez okundu Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|
|