Kirkagac.Net

Kirkagac.Net

Kirkagac.Net




banner55

banner27

Kirkagac.Net

Kirkagac.Net

Kirkagac.Net

Kirkagac.Net

Kirkagac.Net

Kirkagac.Net

Kirkagac.Net


----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


 

banner36

Bugün Aşure Günü

16 Aralık 2010 Perşembe 07:43
Bu haber 1504 kez okundu

Bugün Aşure Günü. İşte Aşure Günüyle ilgili tüm bilgiler.

Bugün Aşure Günü
Bugün Aşure Günü

Bugün Muharrem ayının onu, yani Aşure Günü. Bütün peygamberlerce farklılığına vurgu yapılan bu önemli günde pek çok önemli hadise vuku bulmuş. Muharrem ayında tutulan orucun, ramazan orucundan sonra en faziletli oruç olduğu ifade edilir. İşte ilçemiz esnaflarından Adem Taşkan’ın, Aşure Günüyle ilgili yazısı. 
 
Hicrî senenin ilk ayı olan Muharrem ayının onuncu günü.Aşure günü adını alan bu günde oruç tutulurdu. Aşure orucu denen bu oruç, İslâm'dan önce Araplarca bilinirdi. Aşure kelimesinin İbranice aşûr'dan geldiği ve o günde Arapların oruç tuttuğu dikkate alınırsa, kelimenin bütün diller arasında ortak bir kelime olduğu anlaşılır. (Buhârî, es-Savm, 1; Umdetü'l-Kârî fi Şerhi Sahîhi'l-Buhârî, V, 351)
 
Bu kelime Yahudîler'de büyük keffâret günü için kullanılmıştır. (Tevrat, Levililer, 16, 29 vd.) Hz. Peygamber Medîne'ye geldiği zaman Yahudiler'in Âşûre günü oruç tuttuklarını gördü ve bunun ne orucu olduğunu sordu. Cevap olarak şöyle dediler:
 
"Bugün, iyi bir gündür. Allah, İsrailoğulları'nı Firavun'un zulmünden bugün kurtarmıştır. Musa (a.s.) Allah'a şükür için bugünde oruç tutmuştur. Biz de tutarız dediler. Hz. Peygamber; "Biz Musa'nın sünnetine sizden daha yakınız, dedi ve o gün oruç tuttu ve ashabına da tutmalarını emir buyurdu. " (Buhârî, es-Savm, 69; Tecrîd-i Sarih, VI, 308, 309)
 
Hz. Âişe'den nakledilen şu hadiste, Allah Resulu'nun Mekke döneminde de aşûre orucu tuttuğu anlaşılır.
 
"Cahiliye devrinde Kureyş, Âşûre gününde oruç tutardı. Hicretten önce Hz. Peygamber de aşûre orucu tutardı. Medine'ye hicret ettikten sonra bu oruca devam etti. Ashabına da tutmalarını emretti. Ertesi yıl, Ramazan orucu farz kılınınca, aşûre günü orucunu bıraktı, isteyen bu orucu tuttu, dileyen de bıraktı" (Buhârî, es-Savm, 69; Tecrîd-i Sarîh, VI, 307, 308).
İslâm bilginleri aşûre orucunun vacip değil, sünnet olduğunda görüş birliği etmişlerdir. Yalnız İslâm'ın başlangıcındaki hükmü konusunda, Ebû Hanîfe vacip derken, İmam Şâfiî müekked bir sünnet olduğunu söylemiştir. Ramazan orucu farz kılındıktan sonra, bu oruç müstehap olmuştur. Ayrıca Yahudiler'e benzememek için Muharrem'in 9,10 ve 11'nci günlerinde oruç tutmak güzel görülmüştür.
 
Bugün bütün sünnî müslümanlarda Muharrem'in 10'u oruç günü kabul edilirken, bazı tarihi sebeplerden dolayı da mukaddes sayılır. Özellikle Hz. Nûh'un gemisinin bugünde tufandan kurtulup Cudi dağının tepesine oturduğunu anlatan söylentiler önemlidir.
Âşûre adlı tatlının menşei de buna dayanır. Gemidekiler o günü kutlamak istemişler ve geminin ambarında arta kalan erzakı karıştırıp bir aş pişirmişler. İşte aşûre pişirme âdeti buradan kalmıştır. Yine Âdem (a.s.)'in tövbesinin bugünde kabul edildiği, Hz. İbrahim'in bugünde ateşten kurtulduğu, Hz. Yakub'un, oğlu Hz. Yusuf'a bugünde kavuştuğu kaynaklarda kaydedilen rivayetler arasındadır.
 
Şiîler Hz. Hüseyin'in Kerbelâ'da şehit edildiği gün olan on Muharrem'i matem günü sayarlar ve Muharrem'in biri ile onu arasında gülmez, et yemez, yeni elbise giymez, yeni bir işe başlamazlar. On Muharrem dövünme ve yas günüdür. Sonra yas bitti mi aşûre törenleri başlar.
 
Bir kimse Âşûre günü oruç tutsa, Allahü teâlâ ona bir şehîd sevâbı verir. Âşûre günü oruçlu olan için, yedi gök ehlinin sevâbını yazar. Âşûre günü, bir mü'mine iftâr verene, ümmet-i Muhammed'in hepsine iftâr ettirmiş gibi sevâb yazılır. Âşûre günü bir yetimin başını okşayana, Allahü teâlâ o yetimin başındaki kıllar kadar Cennet'te derece verir. (Hadîs-i şerîf-Gunyet-üt-Tâlibîn)”..

HABER-FOTOĞRAF: HAKAN DEMİR



HABER-FOTOĞRAF: HAKAN DEMİR

Yorum Gönder

@name x

Toplam Yorum Sayısı 27

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

adem taşkan 7 yıl önce yorumlandı

sayın vaiz hocam kerbela olayını anlatan bir yazı bekliyoruz

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

adem taşkan 7 yıl önce yorumlandı

arkadaşlar ve sayın vaiz hocam tüm yorumlarınız için çok teşekkür ederim.bu yazıyı şamil islam ansiklopedisinden aldım şüphesi olanlar araştırabilir.ben hiç bir yükümlülüğüm olmadığı halde bu yazıyı yayınladım aşureyi tümüyle kapsamamış olabilir bunuda duyarlı sayın vaiz hocamdan ve katılımcı arkadaşlardan paylaşmalarını bekliyorum.soruyorum aralık ayı şebi aruz törenlerinin yapıldığı bir ay bu konu hakkında neden kimse bi r yazı yayınlamıyor.

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

VAİZ 7 yıl önce yorumlandı

Bizler her zaman ve zeminde onlara olan sevgimizden hep bahsederiz. sohbet ve vaazlarımızda çok sık anlattığımız konuların başında gelir. Fatma annemin adıdır. Ali abimin adıdır benim. Bakınız nasıl da onların sevgisi içimize nüfuz etmiş. Nasıl unutabiliriz ki onları...Efendimize ve onun ehli beytine binlerce kez selam olsun. Selam onları seven ve izlerini takip edenlere.

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

VAİZ 7 yıl önce yorumlandı

1o muharremi anlam kazandıran kerbela olayıdır. bu yazıda bunun ağırlığı olmalıydı. peygamber efendimizin torunlarına olan şefkatinden, hz. Ali efendimizin ilim ve şeceatinden,kahramanlık ve cesaretinden de bahsedilmeliydi.

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

VAİZ 7 yıl önce yorumlandı

Yani yezid kimin oğlu olursa olsun, eğer zulüm ve haksızlıkla, hile ve entrikalarla yönetimi ele geçirmişse, ki öyle olmuştur. babası layık olmadığı halde yönetimi oğluna devretmiştir, yezit kınanmalıdır, ayıplanmalıdır. ve ona biat edilmemelidir. nitekim imam hüseyin efendimiz de bunun için şehid edilmiştir. mekanı cennet olsun,ruhları şad olsun.Rabbim bizleri şefaatlerine nail kılsın.

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

VAİZ 7 yıl önce yorumlandı

Hz. hüseyin efendimiz savaşmak amacıyla gitmemişti kerbelaya.zaten beraberinde 73 askeri vardı. hz. hüseyin efendimiz ve beraberindekiler 10 muharrrem aşure günü kılıçtan geçirildiler. kanlı kerbela dediğimiz olay vuku buldu.

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

VAİZ 7 yıl önce yorumlandı

Daha sonra muaviyenin oğlu yezid yönetime geçince islam aleminden biat istedi. büyük çoğunluk, özellikle kufe halkı hz. hüseyin efendimizden gelecek hamleyi bekliyorlardı. ve bu fitneciye biat etmiyorlardı. durumu sezen yezid haber göndererek derhal hz. hüseyin efendimizin kendisine biat etmesini istedi.uzatmayayım. hz hüseyin efendimiz bunu reddetti.

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

HasaN 7 yıl önce yorumlandı

Aşure bu yazıda tamamen aslından çıkarılıp bir aymazlığa sokulmamışmı sizce hocam.

0 Kişi beğendi.