BAŞKA BİR PENCEREDEN BAKMAK

Yeni güne merhaba.

Küresel olarak hepimizin geçirdiği zor zamanlardan, yaşanılanlardan uzaklaşmak mümkün değil gibi görünüyor.

Bu nedenle duruma başka bir pencereden bakmanın daha doğru olacağını düşünüyorum.
Eminim ki bu günlerde ilişkilerimiz daha pozitif oluyor.

Birbirimize karşı empati duyumuzun arttığı bir dönemde yaşadığımızı fark ediyorum ve bu duruma bir yandan seviniyorum bir yandan da üzülüyorum. Bu nedenle yazımda bir sohbet havası eşliğinde baktığımız pencerelerden bahsetmek istiyorum.

Kimi an geliyor bir olaya başka açıdan bakmayı kendimize yük hissediyoruz. “Benim kesin çizgilerim var, kurallarım var, benim doğrum, benim kararım.” diyerek iteliyoruz hayatı.Tek düze yaşamak ne kadar da kolay gelse, bazen yanlış yaptığımız anda fark ediyoruz yollarımızın tek bir şeritten ibaret olmadığını. Mesela bir tablo düşünelim…

Beyaz bir tablo, daha bir çizik bile atılmamış. Bu tablomuza ışık vurduğumuzu düşünelim. Hangi ışığı yansıtırsan o rengi alıyor. Maviyse mavi oluyor, turuncuysa turuncu. Peki bu tabloya hayatımızı düşünerek birkaç fırça darbesi atsak.

Mesela ben çocukluğum için sarı renkte bir darbe attım; ardına yaşadığım, hissettiğim, tecrübe edindiğim anılarımdan tabloyu benim yansımam haline getirdim. Farklılıklar koydum tabloya, bana ait olan. Kim olursa olsun o tabloya yaklaştığında, şayet bir ışık yansıtmak isterse ben her ışıkta başka bir tablo olacağım. Sadece beyaz olmam beni kimseden farklı yapmayacak…

 

Benzettiğim bu metaforda; tabloyu benliğimiz, yansıtılan ışığı da yaşadığımız anlar olarak değerlendirelim. Tek bir bakış, bizi sadece bir fikri olan insan yapacak. Eğer her anımızda farklı deneyimler elde edebilmek farklı hisler yaşamak istiyorsak önce penceremizi renklendireceğiz. Bakışımızı ne kadar genişletebilirsek bir o kadar yenileneceğiz.

Evde geçirdiğimiz bu günleri kendine fırsat bil, uzun zamandır yapmadığın aklının ucunda kalan, o şeyi gerçekleştir. Ya da bir kitaba başla, herkesin bahsettiği, o müthiş yazarın kitabına dal biraz. Listendeki 8.5 IMDb puanına sahip filmlerden birini izle, yakınlarınla bu filmin dönencesini irdele. Emin ol müthiş hissedeceksin. Yaşıyormuşçasına…

Hani yeni birine kendini tanıtırsın, tanıtırken hobilere gelindiğinde teklersin, bocalarsın. Kitap okumak, müzik dinlemek vs. bir şeyler söylersin. Bunu gerçeğe dönüştür. Kimsenin keşfetmediği o müziği bul. Anlaşılmayan o yazarın kitabına yeni bir yorum getir, söyle bir şeyler. Belki yazar anlaşılmamak için yazmıştır yazısını…

 

Kim ne derse desin, hayat hala senin elinde. Evde kalmanın güzel yanlarını keşfederken emin ol günler rüzgarda çevrilen bir yaprak sayfası gibi geçip gidecek. Tüm mesele sadece biraz daha tadına varabilmekte. Mutluluk her şey değil. Başarının ya da herhangi bir güzelliğin mutlulukla oluşabildiğini düşünmüyorum. İşin ipucu; kendinle vakit geçirebilmek…

Kendinizle vakit geçirebilmeniz için birkaç önerim var. Beğeneceğinizden eminim…

Kitaplar

Paulo Coelho- Simyacı

Gabriel Garcia Marquez- Yüzyıllık Yalnızlık

Cengiz Aytmatov- Toprak Ana

Sabahattin Ali- Kuyucaklı Yusuf / İçimizdeki Şeytan

Orhan Pamuk- Kara Kitap


Filmler

1- Umudunu Kaybetme

2-Sınav (EXAM)

3- Paris’te Bir Gece Yarısı


SALİHA DAL

YORUM EKLE
YORUMLAR
SUAT AKBULUT
SUAT AKBULUT - 2 hafta Önce

Yaşadığımız bu günlerin yoğunluğundan biraz uzaklaşıp kendi iç sesimizi dinlememize ve bu dönemde neler yapabileceğimize ışık tutan güzel bir yazı olmuş.

Emeğinize Sağlık