Türk Bayrağı kadar kıymetli bir adam, kendisi.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş yıllarındaki aydınların idealizmine ve hassasiyetine sahip bir, eğitim mürşidi.
Eğitim vermiş olduğu gençlere “vatan” gözü ile bakan ve söz konusu vatan olduktan sonra, gerisini teferruat olarak sayan, bir anlayışın temsilcisi.
O’nun fikirlerine mensup olmayan birinin dahi, O’nu dinledikten sonra, O’nun fikri tarafına geçmesi, kaçınılmaz olabilecek kadar, davasına hâkim, davasını çekim merkezi hâline getirebilecek kudrette, bir belagat sahibi.
Bahsini etmiş olduğum şahıs, kendisini “Eğitim Mürşidi” olarak tanımlamış olduğum, Sayın Alperen Gürbüzer.
Şahsı ile aynı davaya mensup olmuş olduğumdan dolayı, kendimi bahtiyar sayıyorum.
Selâm, sevgi ve muhabbet ile…
BURAK KILIÇASLAN
