BOŞ KOLTUK

Sevdiklerimize nasıl bir miras bırakmak isteriz?

Yaşarken bunu çoğu zaman düşünmeyiz. Maddi şeyler akla gelir hemen, fakat gelmemeli.
Boş bir koltuk, pencere kenarı, ışık alan bir köşe. Önünde sehpa, birkaç kitap, bir de olmazsa olmaz takvim.
O takvim her zaman okunacak, duası kesilip, gelen gidene, halini hatırını sorana verilecek.
Bu rutine o kadar alışmışızdır ki, gün gelip bozulunca yıkılırız, koltuk hiç boşalmayacak gibi gelir, ama öyle olmaz, gün gelir her koltuk boşalır.

O koltuğu dolduran bir baba ise, sessiz sedasız hem otorite, hem sevgi, hem saygı veriyorsa kaybı da büyük olur.
Yerini doldurmak da zor olur. Dolduralım ki, biz de böyle bir yer işgal edip çocuklarımıza miras bırakabilelim.
Ani bir kayıp, hayatı sorgulamamıza neden olur. Travma atlatılınca zamana sığmayan gel gitlerle, gün geçtikçe hissedilen bir acı kalır. Ama bu acı zamanla hafifler. Yaşantımıza devam ederiz, anılar canlanır.

Onlara tutunuruz, keşke daha dolu dolu yaşasaydım, değerli olduklarını hissettirseydim deriz, keşkeler hiç bitmez.
Yıllar geçerken bu yaşananların nesnesi değil öznesi olmaya başlarız. Zamanla o koltuğu öyle doldururuz ki bizim çocuklarımız da bizim hissettiklerimizi yaşamaya başlarlar. İstemsizce hayatlarından ve mekânlarından kitapları hiç eksiltmezler.

Zamanla bizim bıraktıklarımız geride anı olarak yerini alır. Zamanla bizim pişmanlıklarımız, keşkelerimiz ve tecrübelerimiz başka nesillere geçer. Her koltuk cansız değil, canlı bir varlık olmaya başlar.

Pişman olmayalım hiçbir şeyden, ne yaşadıysak onu miras bırakırız. Geniş bir ailede yaşadıysak, kaybettiğimiz büyüğümüz zamanla bizim şefkatli kollarımızda, bizim merhametli yüreğimizde hep bizimle yaşayıp göçüp gittiyse, aile büyük bir miras almıştır. Bu miras nesillere aktarılır, acısı da anısı da kuvvetli olur.

Çocuklarımız merhameti ve şefkati miras alır. Onun bıraktığı boş koltuğa bakarken gözlerimiz buğulanır. Elinden düşürmediği kitapları hatırlarız, zamanın gerektirdiği kitaplar hep yanımızda olur. Onun bıraktığı koltuk kitap okuma koltuğu olur, o köşe kitap okuma köşesidir artık.
Artık en önemli mirası devralmışızdır, bizimle yaşayan çocuklar da devralmıştır. Okumanın ve gelişmenin aile mirası olduğunu biliyorsak, babamızın ve annemizin de bunu miras aldığını hatırlıyorsak, bizim miras da hazır demektir.

En kalıcı miras yaşantıdır. Ne yaşarsak sevdiklerimize onu bırakırız. Zorlamayla değil, buğulu gözlerle, anılarla hatırlanır ve devredilir.


RAHİME ALCAN

YORUM EKLE
YORUMLAR
Seher çelik
Seher çelik - 9 ay Önce

Harika bir tespit çok doğru en değerli miras sevgi ve saygıdır ve geride kalan güzel anılar

M. Metin Kıyak
M. Metin Kıyak - 9 ay Önce

Çok güzel. Her cümlesine katılıyorum.
.

Semahat goral
Semahat goral - 9 ay Önce

Elinize yüreğinize sağlık

huriye kan
huriye kan - 9 ay Önce

Çok duygulandım, hislerime tercüman olmuşsun. Ellerinine,yüreğine sağlık Başarının devamını dilerim.

Emine Şeker
Emine Şeker - 9 ay Önce

Tebrikler. Zevkle okuyorum devamını dilerim.