Geçtiğimiz günlerde Ak Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur'un ilçemize ilişkin yaptığı yatırım açıklamalarına şahit olduk.
Sayın Baybatur’un paylaştığı 7,3 milyar liralık rakamlar, ilk bakışta devasa gibi görünse de 20 yıllık bir iktidar süreci ve Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik konjonktür göz önüne alındığında, Kırkağaç’ın hak ettiği noktadan ne kadar uzak olduğu gerçeğini örtmeye yetmiyor. 20 yıl boyunca "yapılanları" anlatırken, "yapılmayanlar" ve ilçenin kaybettiği kan, Kırkağaç halkının günlük yaşamında çok daha derin izler bırakmış durumda.
Rakamların Arkasındaki Gerçekler
Açıklanan yatırımların büyük çoğunluğunun DSİ ve ulaştırma projeleri olduğu görülüyor. Ancak bu yatırımlar, Kırkağaç’ın makus talihini yenmeye yetmedi:
Sanayileşme ve İstihdam Nerede? 20 yıllık iktidar döneminde Kırkağaç’tan gençlerin göç etmesini engelleyecek, katma değer üretecek tek bir büyük sanayi hamlesi yapılmadı. Kırkağaç, Akhisar ve Soma gibi komşu ilçelerin gölgesinde kalarak bir "yatak haneye" dönüştü. Genç nüfus, iş bulamadığı için ilçeyi terk etmeye devam ediyor.
Tarımda Modernizasyon mu, Günü Kurtarma mı?
Gölet ve sulama yatırımları kağıt üzerinde büyük rakamlar tutsa da, Kırkağaçlı çiftçi bugün artan gübre, mazot ve ilaç maliyetleri altında eziliyor. Dünyaca ünlü Kırkağaç Kavunu için marka tescilinden öte, çiftçinin ürününü değerinde satabileceği entegre tesisler ve soğuk hava depoları neden kurulmadı?
Ulaşımda "Yol" Var Ama Bağlantı Eksik:
Kırkağaç-Gelenbe yolu veya demiryolu iyileştirmeleri, ilçeyi bir çekim merkezi haline getirmekten ziyade sadece geçiş güzergahı olma özelliğini pekiştirdi. İlçenin iç yollarındaki ve mahalle bağlantılarındaki altyapı sorunları hala çözüm bekliyor.
Eğitim ve Sağlıkta "Bina" Odaklı Yaklaşım:
Yeni okul binaları yapmak övünülecek bir durum değil, devletin asli görevidir. Ancak Kırkağaç’taki eğitim kalitesi ve branş öğretmeni eksiklikleri binalarla çözülmüyor. Sağlıkta ise 213 milyonluk yatırımdan bahsediliyor; fakat Kırkağaçlılar hala basit operasyonlar veya uzman doktor randevuları için Manisa merkeze ya da çevre ilçelere gitmek zorunda kalıyor.
20 Yılın Özeti:
Kaçırılan Fırsatlar
İktidar temsilcileri "Biz konuşmayız, yaparız" dese de Kırkağaç halkı son 20 yılda şunları sormaya devam ediyor:
Doğalgaz Mağduriyeti: İlçenin birçok noktasına hala tam anlamıyla ulaşmayan, modern bir kentin en temel ihtiyacı olan doğalgaz meselesi neden bu kadar gecikti?
Sosyal Donatı Eksikliği: Gençlerin ve ailelerin vakit geçirebileceği modern sosyal alanlar, kültürel merkezler ve spor kompleksleri neden bir Soma veya Akhisar düzeyine getirilmedi?
Yerel Ekonomi: Kırkağaç esnafı, büyük market zincirlerinin ve ekonomik krizin kıskacında kaderine neden terk edildi.
Sonuç olarak; açıklanan 7,3 milyar TL, 20 yıla bölündüğünde ve enflasyon karşısında eritildiğinde, Kırkağaç’ın vizyoner bir kalkınma modelinden mahrum bırakıldığı açıkça görülmektedir. Kırkağaç, kendisine "bahşedilen" rutin yatırımlarla değil, kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayacak üretim odaklı projelerle ayağa kalkabilir. 20 yılın sonunda Kırkağaç halkı, sadece yol ve bina değil; iş, aş ve gelecek umudu beklemektedir.
Eksik Olan Yatırım Değil, Vizyon ve Gayrettir!
Açıklanan bu rakamlar, aslında Kırkağaç’ın potansiyelinin ne kadar gerisinde bırakıldığının bir itirafı niteliğindedir. Eğer ilçemizde cevval, çalışkan ve gayretli bir yerel yönetim iradesi olsaydı, bugün sadece devletin rutin ödenekleriyle yapılan "yık-yap" projelerini değil, Kırkağaç’ı bölgenin parlayan yıldızı yapacak devrim niteliğinde işleri konuşuyor olurduk.
Gayretli bir belediyecilik anlayışı olabilseydi, sadece okul binası yapmakla yetinmez; o okulların çevresini kültür merkezleriyle, teknoloji atölyeleriyle ve gençler için modern sosyal donatılarla süslerdi.
Çalışkan bir yerel yönetim, sadece Bakanlıklardan gelecek parayı beklemez; Avrupa Birliği fonlarından kalkınma ajanslarına kadar her kapıyı aşındırır, Kırkağaç’ın öz kaynaklarını harekete geçirerek istihdam yaratacak belediye iştiraklerini kurardı.
Yine çalışkan bir yerel yönetim, Kırkağaç kavununu sadece bir "tarım ürünü" olarak bırakmaz, kuracağı entegre tesisler ve uluslararası festivallerle bu değeri dünya pazarına taşır, ilçeye turist ve yatırımcı çekerdi.
Sonuç olarak; Kırkağaç’ın ihtiyacı olan şey, sadece kağıt üzerindeki milyarlık rakamlar değil; bu yatırımları halkın refahına, gencin işine, esnafın kazancına dönüştürecek heyecanlı ve vizyoner bir yerel yönetim dokunuşudur. "Yaptık" denilenler, çalışkan ve Kırkağaç’a sevdalı bir yerel yönetimin elinde ikiye, üçe katlanabilir; Kırkağaç hak ettiği o modern ve müreffeh kimliğe çoktan kavuşabilirdi.
MEHMET ÇAVUŞOĞLU
