Bugün bende duygular şelale. Neden mi? Ortaokulu bitirip lise hayatıma başlamak istiyordum ama o dönem Kırkağaç'ta lise yoktu. Soma Linyit Lisesine gidecektim. Okula gidip kaydımı yaptırmak istedim ama babam yanımda olmadığı için kaydımı yapmadılar.
Olmazsa Akhisar Sanat Mektebine kaydolmak için gittim. Kabul edeceklerini söylediler ama oraya gidip gelmek için ekonomik durumum uygun değildi. Soma Linyit Lisesi için şansımı bir kez daha denemek istedim. Ancak sonuç yine aynıydı; "Velim olmadığı için alamayız" deyip geri çevirdiler. Babam okumama karşı değildi ama benimle okula gelmiyordu.
Yine olumsuz cevap alınca vakit öğleden sonra saat üç-dört gibiydi; güneş batmaya doğru yaklaşmış, öyle bir sıcak bastırmıştı ki... Hem çaresizlikten hem üzüntüden ağlıyordum. Sıcağın etkisiyle terlemeye başladım, gömleğim sırılsıklam olmuştu. O sırada merdivenlerden ağır adımlarla birinin geldiğini gördüm. Kim olduğunu bilmiyordum, bana "Evladım hayırdır, burada ne yapıyorsun?" diye sordu.
"Şey efendim, kaydımı yaptırmak için geldim ama babam yanımda olmadığı için yapmadılar" deyince, "Gel evladım benimle" diyerek beni kayıt masasına götürdü. Görevlilere "Velisi benim, kaydını yapar mısınız?" dedi. O an dünyalar benim olmuştu; sevinçten kalbim yerinden fırlayacak gibi çarpıyordu.
Bana dünyaları bağışlayan, elimden tutup hayata tutunmamı sağlayan o kişi, okul müdür yardımcımız Ahmet Orhan öğretmenimdi. Bana bir ağabey, bir baba gibi sahip çıkan öğretmenimle bugün bir aradaydık. Elini öptüm, o eski yıllardan bahsettik, anılarımızı paylaştık.
Herkese en derin selam ve sevgilerimle...
Saygılarımla...
Ahmet Aydemir

