Türkiye Cumhuriyeti tarihinin; en net, en sert, en eyvallahsız adamı ve aydını, adaletinden şüphemiz olmayan, Cenab-ı Allah’a kavuşmuştur.
Umarım; Rabbim O’na ebedi âlemde, dilediği aydınlığı, dilediği adaleti, dilediği dürüstlüğü, dilediği güzellikleri, ebedi olarak yaşatır.
Biz O’nu; eğilmez, bükülmez, el-etek öpmez, Karadeniz’in hırçın bir evladı olarak, iyi bilirdik.
Siyaseten aynı noktalarda durmasak da siyaset üstü noktalarda bir olduğumuz, pergelinin ucu; vatan-millet-devlet ve bağımsızlık olan, rahmetli Orhan Gürsoy gibi bir Ülkü Emekçisi Ağabey’imin, kalemini kalemime, kelâmımı kelâmına benzetme şerefine nail olduğum, Türk Edebiyatı’nın usta kalemi, anti-emperyalist milli bir devrimci, bağımsız bir Türk Milliyetçisi, münevver bir mütefekkir olan, Nihat Genç’i Rahmet-i Rahman’a uğurlamanın, hüznü içerisindeyim.
Bizim O’na hakkımız geçmemiştir; lâkin kalemi ve kelâmıyla yolumuza ışık tutarak, O’nun bize hakkı geçmiştir. Helâl etsin.
Başta ailesi olmak üzere, sevenlerine ve bağımsız tüm vatanseverlere, baş sağlığı diliyor, sabr-ı cemil niyaz ediyorum.
Çağdaşlarının arasında olmaktan dolayı, bahtiyarım.
Sevdiklerini bir kenara koydum, sövdüklerinin dahi arkasından rahmet dilemesi, satın alınamamış şerefli bir ömrün eseridir, Nihat Genç’in.
Rahmet sana, merhamet sana, muhabbet sana…
Rabbim seni; rahmeti ve merhameti ile kuşatsın.
Cumhuriyet’i yaşatacağız!
Selâm, sevgi ve muhabbet ile…
BURAK KILIÇASLAN