--------------------------------------------------------------------


--------------------------------------------------------------------

--------------------------------------------------------------------

--------------------------------------------------------------------

--------------------------------------------------------------------

-----------------------------------------------------------------------

BİR ÜLKÜ EMEKÇİSİ

Konuşmasına başlarken, “sevgili kardeşim” diyerek, tane tane anlatışı kalacak hatırımda.

Geçmiş dönemin Ülkücüler’inden bahsederken, gözlerinden yaş gelişi kalacak hatırımda.

Ülkücüler’in ve Ülküm Eğitim’in emektarı, emekçisi, fikir işçisi idi.

Kendisini ziyarete gittiğimde, gözlerinden gelen yaştan anlardım, mutluluğunu.

İçinde fırtınalar kopardı, kimseye bahsetmezdi bundan.

Belki dünyalık bir makamı yoktu; lâkin itibar olarak zirvede, gönül makamımızın en yüce mertebesinde idi.

Onun selâmı ile tüm kapılar açılır, açılmıyorsa o kapılar sıkıntılıdır, demekti.

Makam, mevki, şan, şöhret gibi bir derdi olmamış, inanmış olduğu Ülkü’nün, hâlâ neferi pozisyonunda idi.

O da biliyordu ki makam, mevki, şan, şöhret, gelip geçici, itibar, haysiyet, şeref, çocuklarına bırakabileceği en büyük sermaye idi.

Zaman zaman bana, “yazma sevgili kardeşim, yazma” derdi.

Kalemimi kınından çıkardığım zaman, tehlike arz ettiğini bildiğinden ve şahsımın istikbalinin zarar görmemesi açısından, araya hatır koyarak, bana üstü kapalı serzenişte bulunur, hatta zaman zaman bu konuda buğz da ederdi.

Bazı zamanlar yazmamdansa, yazmamamın daha hayırlı olacağı, inancındaydı.

Çünkü söz konusu vatan olduğu vakit, kalemim kılıç kadar keskin olurdu.

Nihat Genç’e benzetirdi kalemimi.

Satılık bir kalem olmayışından ve Ülkücü Hareket’in içerisinde yetişmiş olduğundan dolayı, onur duyardım bu yakıştırmasından.

Her ölüm gibi, O’nun ölümü de erken oldu.

Geçici olan bu dünyadan, gerçek olan âleme göç etti.

Çok sıkıntı çekti...

Kan kustu, kızılcık şerbeti içtik dedi.

Bu dünyada çekmiş olduğu sıkıntılar, öte alemde mükafat olarak döner inşallah kendisine.

Velhasıl, herkes Ülküdaşını, ben ise Ağabey’imi kaybettim.

Yüce Kitabımızdaki buyruk yerine geldi ve büyük hakikat gerçekleşti:

“Ondan geldik, O’na döneceğiz.”

Rahmet olsun...

BURAK KILIÇASLAN

YORUM EKLE


         Kirkagac.Net

Kirkagac.Net

Kirkagac.Net

/>

Kirkagac.net

Kirkagac.Net --------------------------------

Kirkagac.Net