betbaba sultanbet betivo canlı casino siteleri deneme bonusu en iyi casino siteleri betbaba betivo betbaba

BATI ANADOLU DEMİRYOLLARI VE KIRKAĞAÇ

      19. yüzyılın ilk çeyreğinde hayatımıza giren demiryolları, toplumların ve insanlığın kaderini kökten değiştirdi. Ulaşımda gerçekleşen devrim, hammaddenin ve iş gücünün hareketini kolaylaştırdı, şehirler büyüdü. Modern anlamda ilk demiryolu, Sanayi Devrimi’nin merkezi İngiltere’de açıldı. İngiliz mucit Richard Trevithick’in geliştirdiği ilk lokomotif , Galler’de kömür havzalarında kullanıldı.

       Maden Mühendisi George Stephenson, 1825 yılında Edward Pease adlı sanayicinin desteğiyle Darlington Maden Ocağı’nı Stockton Limanı’na bağlayan ilk demiryolunu kurdu. Birkaç yıl sonra Liverpool ve Manchester kentleri arasında dünyanın en eski şehirler arası tren hattı kurulacak ve demiryolu çağı başlayacaktı. Bu ulaşım devrimi, otuz yıl sonra Osmanlı topraklarında da hayat bulacak, Anadolu’da ilk demiryolu hattı, İzmir-Aydın arasında 1856-1866 yıllarında inşa edilecekti. İstanbul’u demiryolları ile batıya ve doğuya bağlama girişimleri ise büyük güçlerin nüfuz mücadelesine dönüşecekti.

      On dokuzuncu yüzyıl yalnızca modern toplum ve devletin değil, modern bireyin ve onun kendine biçtiği tarihsel rolün de inşa edildiği dönemdir. Çağdaşı Avrupalılar gibi, tanınmış Osmanlı hariciyeci aydını Sadullah Paşa da (1838-1891) yeniliklerin ateşli bir savunusuydu. Paşa, yeni teknolojileri selamlar; ‘’Toplum ve devletin modern öncesi kurumlarla yol alabilmesi mümkün değildir; dolayısıyla değişim kaçınılmazdır’’

         Özellikle teknik ve teknolojik alt yapının geliştirilmesi tüm Osmanlıların ve Osmanlı bürokrasisinin de hayaliydi. Örneğin, Sultan Abdülaziz’e (1861-76) atfedilen popüler bir anekdota göre, demiryollarının İstanbul’un ticari merkezine kadar getirilmesi için hattın Topkapı Sarayı bahçelerinden geçirilmesi dahil farklı olasılıklar değerlendirilirken, söz padişahın iradesine geldiğinde; "Demiryolu İstanbul’a ulaşsın da gerekirse benim sırtımdan geçsin" dediği rivayet edilir.

        Osmanlı İmparatorluğu’ndaki ilk imtiyazı İngilizler 1856 yılında, İzmir-Aydın demiryolu için elde etmişlerdi. İngiliz sermayesini bu hattın döşenmesine teşvik eden neden, bölgenin ham madde kaynağı ve mamul madde sürüm alanı olarak değerlendirmek istenen potansiyeliydi. İzmir 18. yüzyıldan başlayarak imparatorluğun en önemli limanlarından biri haline gelmişti.

        Daha demiryolu yapımına başlamadan evvel İzmir’de fiilen ithalat ve ihracat işleriyle uğraşan 1061 İngiliz tüccar bulunmaktaydı. Ancak İngiliz tüccarlarının önünde hala çözüm bekleyen dev bir sorun vardı: Ulaşım, ulaşımın develerle gerçekleştiriliyor olması, maliyetleri artırdığı gibi bir dizi başka olumsuzlukları da içermekteydi. İngiliz Hükümeti’nin desteğiyle yapılan başvurunun Osmanlı yönetimince kabulüyle 1857 yılında ‘’İzmir-Aydın Demiryolu Şirketi’’ kurulmuş oldu.

       
19. yüzyılın ikinci yarısında, Osmanlı Anadolu’sunun ilk demiryolları, Doğu Akdeniz’in önemli liman kenti İzmir’i Gediz ve Menderes nehirlerinin verimli vadileri ile birleştirir. İzmir-Aydın hattının inşası halen devam ederken, İzmir’i Gediz vadisine hakim bir yerleşim olan Kasaba’ya (Turgutlu) bağlayacak ikinci bir demiryolunun yapımına izin veren mukavele İngiliz girişimcilerle 4 Temmuz 1863 tarihinde imzalanır. Projenin dört yıl içinde bitirilmesi öngörülür.

       1872 yılında imzalanan yeni mukavele ile hattın Alaşehir’e uzatılmasına karar verilir. Projenin yapım süresi iki yıldır. İngiliz şirket yeni bir hamle daha yapar, 1888’de Manisa’dan ayrılıp kuzeye, Soma’ya doğru uzanan 92 kilometrelik bir hat yapma izni alır. Manisa’dan başlayan hat Akhisar ve Kırkağaç üzerinden Soma’ya kadar uzanır.

        Hat planlanan süre zarfında 1890 Nisan’ında açılır. İlk demiryolları hızı, sesi ve dumanıyla yöre üzerinde derin ve kalıcı bir iz bırakmıştır. İngiltere’ye gelince doymak bilmez bir pamuk ihtiyacı  olan İngiliz sanayiciler Batı Anadolu pamuğunu demiryollarıyla İzmir Limanı’na taşımış, Liverpool limanına ulaşan pamuk, “Pamuk İmparatorluğu’nun çarklarını döndürmüş, bacalarını tüttürmüştür.

KAYNAKÇA:
.Osmanlı’dan Günümüze İnsanın Ayak İzleri/Alfa Yayıcılık-Tarih Vakfı/1 Basım 2025
.Makale Yazarı: Elvan Cobb.
.Demiryolu ve Kent/Ahmet Erdem Tozoğlu/İş Bankası Kültür Y./2024
.Pamuk İmpataorluğu/Sven Beckert/Çeviri: Ali Nalbant/Say Yayınları/2020
.Atlas Tarih Dergisi/2025/94  Prof. Dr. Murat Özyüksel Röportajı/Sayfa 40-47


MEHMET YAKIT





YORUM EKLE